14 Aralık 2009 Pazartesi

Bir gün daha bitmekte

Bir gün daha bitmekte... Türkiye'deyiz, eşcinseliz ve eşcinsel bir çevremiz yok... O zaman tıpışş tıpış eve... Bazı gaylere fazlasıyla özeniyorum. Herşeyden önce gizli değiller ve sosyal çevrede biliniyor olmayı kafalarına takmıyorlar...

Çok fazla eşcinsel çevreleri var ve dolayısıyla hayatlarına birçok insan girip çıkıyor. Çıkması ya da o kişinin ona zarar vermesi düşüncesi pek de umurlarında olmuyor... Zaten gizli değil, en çok nasıl zarar verebilir ki o insan ona...

Oysa ben... Herşeyden önce gizliyim. Ailem beni bilmiyor... Sosyal çevrem hetero insanlarla dolup taşmakta... İşim ise tamamen homofobinin ortasında. Bugün işyerinde öğle yemeğinde bir konuşma geçti... Belki bu size durumun ciddiyetini anlatır... Bir şahsiyet dünyada erkeklerin sayısının azaldığını ve kadın sayısının çoğaldığından dem vurdu. Hemen peşine ekledi:'' Oğlum ibneler çoğalıyor, dünyanın sonu yaklaşıyor!'' Yani bizlerin ortalıkta salınması ya da sayımızın artması ona göre bir kıyamet alameti olarak da yorumlanabilir... İçimden güldüm geçtim... Zaten kendisinden hoşlanmam, dolayısıyla beni şaşırtmadı...

Ben ki en zor dönemlerimi (orta okul, lise) atlatmışım... Gerisi pek de umurumda değil... Ne kadar güçlü olursam o kadar iyi savaşabilirim bu zavallı insanlarla...

Neyse nereden nereye... Aslında anlatmak istediğim ana konubiz gizli gaylerin eve tıkılıp kalmaları... Bar ortamlarından pek hoşlanmıyorsan, gay cafe vs kültürün yoksa e artı bir de gizli isen eve git ve otur aşşaa:)) Aşk seni bulacaksa bu şekilde, evde otursan da bulur.(züğürt tesellisi)

Yalnız son cümlemde aslında ağzımdaki baklayı sanıyorum sonunda çıkarttım..''Aşksızlık'' Umarım birisi gelir hayatıma... Teyzemin dediği gibi umarım hiç umulmadık anda karşıma çıkıverir aşk...

12 Aralık 2009 Cumartesi

Ünlü Homolar...

Bizim ülkemizde bazı formüller vardır. O formüllerden birine sahipsen güçlüsündür ve hayat sana çok fazla çemkiremez...

Ünlü eşcinsellerimiz...

Onlarda aslında bu formüllerden en etkili olanı var.. Basın.. Ellerinde bu güç varken kendi eşcinselliklerini kullanarak onları herhangi bir aktivist eylemin içerisinde göremezsin.. Hatta yeri gelir bir anda homofobik oluverirler..Bana dokunmayan yılan misali sadece keselerini doldurma ve kendilerini eğlenceli insan konumuna sokma eğilimindedirler..

Tabi bu bahsettiğim kişiler gizli olmayıp kendilerini bir şekilde ifşa etmiş olanlar..Bu daha da üzücü değil mi? Sen zaten kimliğini açıklamış ya da açıklamak zorunda bırakılmış bir kimsesin. Yani aslında yolun en önemli kısmını katetmişsin.. Sonrası aslında ilkinden çok daha kolay bir aşama.. Çok mu zor eşcinsel derneklerin düzenlediği yürüyüşlere ya da organizasyonlara katılmak..

Aslında asıl problem bizim kendi içimizde. Ne zamanki o problemi çözeriz, o zaman toplumda çok daha hızlı kabul görürüz..

Er ya da geç... Toplum bu azınlığı görecek, onlara saygı gösterecek; belki 10 yıl sonra belki 100 yıl sonra...

6 Aralık 2009 Pazar

Bukalemun Hayatım

Hikayem klasik.. Küçüktüm, bazı konuların ayrımına yeni yeni varıyordum.

Ablam vardı, ona özenirdim, onun kıyafetlerini giymek isterdim, onun bebekleriyle oynamak isterdim.. Sokakta erkeklerle futbol oynamak yerine kızlarla yakartop veya tüvevi bir oyun oynamak isterdim..

Annemin makyaj takımlarını yüzüme sürerdim. Önceleri bunu aleni yapardım, sonraları ise gizli gizli...

Okulda hep yalnızdım... Ne kızlara yakındım ne de erkeklere. Kızlardan hoşlanmazdım. Zira onlar beni eğlenceli bulduklarından arkadaşlık ederlerdi. Yakın gibi görünürlerdi ama bir durum olduğunda kızlara karşı ben oluverirdim bir anda. Erkekler desen beni alay konusu olarak görürlerdi... Top, karı kılıklı, Fatih Ürek yediğim en favori hakaretlerdi...

Orta okul... Baktımki bu böyle olmuyor... Bende dışlanmışlarla arkadaşlık etmeye başladım. Yanlış anlaşılmasın, benim gibi eşcinsel olan birisiyle değil. Kapıcının oğlu ve kızıyla... Çünkü onlarda mahallede dışlanmışlardı, çünkü onlarda ezilmişlerdi...

Kendimin aslında ta ana okuldan beri farkındaydım. Sadece toplumun sunduğu ''doğru(?)'' ve ''yanlış(?)'' ı ayırt etmem için biraz zaman geçmesi gerekiyordu.

Lise döneminde ise toplum benden ne istiyorsa ona karşılık vermeye çalıştım...Heteroseksüel erkek arkadaşlar edindim... Onların istediği konularda ve onların istediği türde hareketlerle hayatlarında oldum. Kız arkadaşım oldu... O kızcağız kullanıldığından habersizdi...

Üniversiteye hazırlanırken birine aşık oldum... Heteroseksüel bir erkeğe...Bu benim düzenli hayatımı bir anda sekteye uğrattı... Halbuki ne kadar da uğraşmıştım, toplumun istediği ben olana kadar...

Üniversitede herşeye kendimi kapattım. Hetero bir insan gibi hayatıma devam ettim. Duygularımı kontrol altına almasını bildim... Bir nevi homofobik oldum...

Ve şuan... Aslında şuan nasıl olduğumla ilgili kesin bir veri sunamam... Biraz öyle biraz böyle... Gay ortamlarında (gaybar, cafe vs) gay Mete, ailemin ve heteroseksüel çevremin yanında hetero Mete... Bir bozuk para gibi çift taraflı bir hayat yaşıyorum...

Şuanda güçlü olmaya çalışıyorum. (Maddi-manevi her anlamda). Zira bu toplum güçlü olanı ezemez... Güçlüysen eğer gay olduğun bu toplumda önemsenmez. Önemsense bile sana yansıtılmaz...

Kendimi şu sıra ifade edecebileceğim bir canlı... Bukalemun...

Başlangıç

Herkese merhaba,

Başlıktan da anlayacağınız üzere ben bir eşcinselim, Türkiye'de bir eşcinselim. Her gün olmasa da zaman zaman aslında canım istediği zaman paylaşımda bulunmak istiyorum. Okunup okunmaması önemli değil. Sanırım yazmak gizli eşcinsel olan beni rahatlatacak.

Ey internet kullanıcısı, sayfamı ziyaret ettiğin için çok teşekkür ederim. Şayet eşcinselsen zaten konumuz ve davamız aynı. Ne olursan ol senin tarafındayım..