Bir gün daha bitmekte... Türkiye'deyiz, eşcinseliz ve eşcinsel bir çevremiz yok... O zaman tıpışş tıpış eve... Bazı gaylere fazlasıyla özeniyorum. Herşeyden önce gizli değiller ve sosyal çevrede biliniyor olmayı kafalarına takmıyorlar...
Çok fazla eşcinsel çevreleri var ve dolayısıyla hayatlarına birçok insan girip çıkıyor. Çıkması ya da o kişinin ona zarar vermesi düşüncesi pek de umurlarında olmuyor... Zaten gizli değil, en çok nasıl zarar verebilir ki o insan ona...
Oysa ben... Herşeyden önce gizliyim. Ailem beni bilmiyor... Sosyal çevrem hetero insanlarla dolup taşmakta... İşim ise tamamen homofobinin ortasında. Bugün işyerinde öğle yemeğinde bir konuşma geçti... Belki bu size durumun ciddiyetini anlatır... Bir şahsiyet dünyada erkeklerin sayısının azaldığını ve kadın sayısının çoğaldığından dem vurdu. Hemen peşine ekledi:'' Oğlum ibneler çoğalıyor, dünyanın sonu yaklaşıyor!'' Yani bizlerin ortalıkta salınması ya da sayımızın artması ona göre bir kıyamet alameti olarak da yorumlanabilir... İçimden güldüm geçtim... Zaten kendisinden hoşlanmam, dolayısıyla beni şaşırtmadı...
Ben ki en zor dönemlerimi (orta okul, lise) atlatmışım... Gerisi pek de umurumda değil... Ne kadar güçlü olursam o kadar iyi savaşabilirim bu zavallı insanlarla...
Neyse nereden nereye... Aslında anlatmak istediğim ana konubiz gizli gaylerin eve tıkılıp kalmaları... Bar ortamlarından pek hoşlanmıyorsan, gay cafe vs kültürün yoksa e artı bir de gizli isen eve git ve otur aşşaa:)) Aşk seni bulacaksa bu şekilde, evde otursan da bulur.(züğürt tesellisi)
Yalnız son cümlemde aslında ağzımdaki baklayı sanıyorum sonunda çıkarttım..''Aşksızlık'' Umarım birisi gelir hayatıma... Teyzemin dediği gibi umarım hiç umulmadık anda karşıma çıkıverir aşk...
14 Aralık 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder